Şükürler olsun!

06 Eylül 2018 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Ya Rabbi!

Amerikan tehditlerinin üzerimize dalga dalga yağdığı, her gün attıkları tvitlerle gözümüzü korkutmak ve bizi hedeflermizden geri çevirmek istediği, dolara yaptığı müdahalelerle ülkemizi bir ekonomik krize sokmak istediği bu günlerde; enflasyonun hedeflerinden şaştığı, her gün yeni zamların geldiği, akaryakıta yapılan zamların Allah'a şükür ÖTV ile ötelendiği, Merkez Bankası'nın "Acaba faizleri arttıralım mı, arttıtrmayalım mı? "diye kara kara düşündüğü, ama faiz lobisine fırsat vermemek için direndiği bugünlerde; "AyEmEF'e gitsek mi, gitmesek mi, yoksa Katar'dan gelecek yeni parayı mı beklesek, belki Amerika da fikir falan değiştirir, olamaz mı yani? "diye istiharelere yattığımız bugünlerde; Amerikalıların "Ef35 leri vermem haa!" diye dayılandığı, bizimse: "Ama niye vermiyon ki, hem bu işte bizim de paramız var, ayıp oluyor ama" dediğimiz, sonra da: "Vermezsen verme be biz de gider Rusya'dan Es400 alırız görürsün gününü" diye restleştiğimiz, Amerika'nın da buna karşılık: "Es400 leri al da gör bak ben sana neler edeceğim diye tehditvari tavırlarla bizi şaşırttığı bugünlerde; yine Amerikan'nın "rahibi ver, yoksa fena olur ha!" diye demelerine karşılık, binbir zahmet ile ve aylarca süren vadelerle zorlukla almak zorunda olduğumuz ayfonlarımızı içimiz kan ağlayarak kırdığımız bugünlerde; bütün fabrikalarımızı sattığımız, satacak bir fabrika bulamadığımız için de artık ne bulursak elimizden çıkarmak zorunda olduğumuz, ama bir yandan da "yerli ve milli birşeyler üretelim bari en iyisi" diye çırpındığımız bugünlerde; halkımıza ucuz et yedirmek niyetiyle, taaa Brezilyalardan konteynırlara doldurtup getirdiğimiz büyük başların etlerinde maalesef şarbon hastalığının görüldüğü ve vatandaşımızın bu hastalık karşısında ne yapacağını bilemediği bu günlerde; vatandaşlarımızın Kurban Bayramını camilerde değil de, plajlarda eda ettiği ve turistik yerleri tıka basa doldurarak, memleketimize ve turizmimize döviz kazandırdığı, ama gittiği yerleri de çöp yığınına çevirdikten sonra, gerek Kurban Bayramı tatiline çıkarkan, gerekse dönerken yollarda trafik kazalarında yüzlercesinin canını verdiği bugünlerde; "elektriğe şu kadar zam, doğal gaza şu kadar zam, ekmeğe, suya şu kadar zam, market alışverişine şu kadar zam" diyerek kara kara ay sonunu nasıl getireceğini, kışı nasıl çıkaracağını, çocuklarını nasıl okutacağını bilemediği şu günlerde; aklı başında ekonomistlerin, bilim insanlarının, vatanseverlerin tasarrufa yapmamızı, üretime geçmemizi, tek kurtuluşumuzun bu olduğunu söylediği bugünlerde; kağıt fabrikalarımızı sattığımız için, dövizdeki bu yükseliş sebebiyle artan ithal kağıt fiyatları yüzünden artık gazetelerin basılamaz hale geldiği şu günlerde; büyük mağazaların konkordato ilan ettiği, çalışanların işten atılma korkusuyla tir tir titrediği ve büyük bir iflas ve işssizlik dalgasının ülkeyi sarmaya hazırlandığı şu günlerde; ve bütün bunlara rağmen, "ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider s..." atasözümüze uygun olarak, öncelikle Ahlat'a 1071 mertekare olarak tertip edilmek suretiyle inşa edeceğimiz, siz ona otağ deyin, biz saray diyelim işte böyle bir yapıyla birlikte, Kanal İstanbul gibi, mega, ultra mega, çılgın projelerle devam edeceğimiz yeni inşaat faaliyetlerine hazırlandığımız şu günlerde; iftarını bir hurma tanesiyle açan ve bir hasır üzerinde uyuduğu için mübarek yüzüne hasırın izi geçen Peygamberin ümmeti olarak, "bir lokma, bir hırka prensibiyle inşa ettirdiğimiz bu mekanda, soframızı  "Milletin evinden ikram" sloganıyla:"Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde), Efuli (Liçi meyvesi eşliğinde), Aloevera (Starex meyvesi eşliğinde), Orman Meyveli Special, Bahçe Naneli Limonata, Taze Sıkılmış Portakal, Taze Sıkılmış Greyfurt, Taze Sıkılmış Havuç, Taze Sıkılmış Elma, Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğu, Zencefilli Somonlu Suşi, Tartalet içerisinde Antakya usulü Humus, Susamlı Levrek Simidi, Aydın usulü kuzu çöp şiş" menüsü eşliğindeki nimetlerinle nimetlendirdiğin; aç karınlarımızı bu nimetlerle doyurduğun, hazımsızlık çektirmeden, gaz çıkarmadan ve yellenmeden ve ertesi gün de herhangi bir bağırsak rahatsızlığı yaşatmadan bizleri bu sofradan kalkmayı nasip ettiğin için sana binlerce şükürler olsun!

Aminnnn, amiinnn, aminnn Ya Rabbi!...