Şarbon tehlikesi

07 Eylül 2018 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Türkiye, Kurban Bayramı'nın ardından "şarbon" hastalığını konuşmaya başladı. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, "sorun yok, et yiyebilirsiniz" dese de, İstanbul Silivri'de iki mahalle karantinaya alındı.

Yetkililerin açıklamaları ile yapılanlar ve alınan tedbirler birbiriyle örtüşmüyor. Öyle ki, Silivri'de iki mahalle karantinaya alınırken, Değirmenköy, Gümüşyaka, Çeltik ve Çantaköy'de bulunan 3 bin 500 hayvan aşılanmaya başlandı. Sağlık Bakanı, Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne şarbon şüphesiyle başvuran hastalar olduğunu, 6 kişiye cilt şarbonu tanısı konulduğunu bildirdi.

Gelin şarbon hastalığını tanıyalım:

Nedir?

Şarbon hastalığının mikrobu Bacillus antracis denen bir bakteridir. Toprakta ve meralarda bulunabilen bu bakteri, ot yiyen hayvanlardan insanlara temas yolu ile geçer ve ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Sindirim veya solunum yolu ile bulaşması durumunda oldukça tehlikelidir. 

Nasıl bulaşır?

Şarbonlu hayvanlarla doğrudan ya da dolaylı olarak temas etmek;

Bu hayvanların etinin yenilmesi;  hayvanın kesilmesi sırasında temas edilmesi; Sanayi ürünlerinde kullanılan hayvan yünleri, derileri ve kılları; hastalığın görüldüğü ülkeden hayvan ve hayvan ürünlerini almak.

Çeşitleri ve belirtileri

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tip şarbon hastalığı vardır. İnsanlar ve hayvanlardaki belirtiler benzerdir.

Deri şarbonu; hayvanlardaki bakterilerin deriyle temas etmesi sonucu ortaya çıkan ve en çok görülen şarbon tipidir. Deride bir yara varsa mikrop, vücuda girer. Deride yaralar meydana getirir. Birkaç gün içinde bu yaranın ortasında 1 ila 3 cm çapında siyahlık oluşur. Buna kara çıban ya da çoban çıbanı da denir. Bu yara ağrısızdır. Etrafı tahta gibi sert ve şiştir. Ateş yükselir, bulantı ve kusma görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir.

Akciğer şarbonunda; solunum yoluyla alınan bakteri, akciğerlere yerleşir. Burada yara oluşur ve nefes almada problemler ortaya çıkar. Bakteri vücuda girdikten sonra, bir hafta içerisinde belirtiler görülür. Başlangıçta soğuk algınlığı gibi görünür. Birkaç gün sonra ateş iyice yükselir. Lenf bezleri şişer ve nefes almada zorluk görülür. Hastada şok ve koma gelişebilir. Akciğer şarbonuna yakalanan kişiler, erken tedavi edilmediği takdirde ölüm kaçınılmazdır.

Sindirim sistemi şarbonu; şarbonlu hayvanların etlerinin yenilmesiyle ortaya çıkar. Etlerin iyi pişmemiş olması ya da çiğ tüketilmesi, önemli bir faktördür. En çok öldüren şarbon tipidir. Çünkü sindirim sisteminde kanamalara yol açar. Kan kusma ve kanlı dışkı görülür. Hastalık çok hızlı ve ağır seyreder, kısa sürede şoka girer, erken tedavi edilse dahi hastaların çoğunu kurtarmak mümkün olmaz.

Tedavi

Şarbonu önleyen aşı vardır ancak yüksek risk grubunda olan kişilere yapılır.

Antibiyotikler: Her türlü şarbon enfeksiyonu, damar içi antibiyotikler (damardan verilen ilaç) dahil olmak üzere antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Penisilin tedavide seçilecek ilk antibiyotiktir. Bir kişide şarbon belirtileri varsa tam iyileşme şansına sahip olmak için mümkün olduğunca çabuk tıbbi bakım alması gerekir.

SON SÖZ: Şarbon ortaya çıktıktan sonra gösterilen hassasiyet, yurtdışından ithal edilen hayvanların denetlenmesinde gösterilse, böylesine ciddi bir süreç yaşanmazdı.