Nazım'ın 'komünist Salih' isyanı

12 Eylül 2018 Çarşamba  |  GÜNLÜK

Şair Nazım Hikmet'in, dönemin Türkiye Komünist Partisi 2. Genel Sekreteri Salih Hacıoğlu'nun Sovyet toplama kampında hayatını kaybetmesine son derece öfkendiği ortaya çıktı.

İlya Ehrenburg 1960-1967 yıllarında yazdığı "Anılarım" kitabında Hikmet'le ilgili anılarına da yer veriyor. Kitabın Türkçe baskısında konuyla ilgili bir bölüm bulunuyor, ancak Nazım'ın kimden söz ettiği anlaşılmıyor.

Ehrenburg kitabında şunları yazıyor:

"Nazım, 1956, belki de 1957 yılında bana şu olayı anlatmıştı: Putlaştırma (Sovyet lideri Josef Stalin dönemi için kullanılan deyim) devrinde, Stalin'in ölümünden az önce, eski Türk devrimci, yaklaşık yetmiş  yaşlarındaki bir veterineri hapse atmışlar. Toplama kampında ölmüş. Ölümünden sonra da alınan kararla itibarı iade edilmiş."

Hikmet'in sözünü ettiği kişi Hacıoğlu.

SALİH HACIOĞLU KİMDİR

Medya Günlüğü Salih Hacıoğlu'nun dramına yer vermişti. Hacıoğlu 1880 yılında Trabzon Tonya'da doğdu. 1903 yılında İstanbul'daki Baytar Mektebi'ni birincilikle bitirdi, bu yüzden hayatı boyunca hep "Baytar Salih" olarak anıldı. 1910 yılında bitirdiği Askeri Baytar Mektebi'nde iki yıl öğretmenlik yaptı. Binbaşı rütbesiyle Ankara 5. Kolordu Hayvan Hastanesi Müdürlüğü'ne atandı.

Ankara'da Sovyet temsilcisi Tatar Şerif Manatov'la tanışır ve Manatov'un fikirlerinden çok etkilenir. 1920 yılında Ankara'da arkadaşlarıyla "Emek" adlı bir gazete çıkarmaya başlarlar ve sık sık konferanslar düzenlerler.

1921 yılında Çerkez Ethem ayaklanmasını desteklediği gerekçesiyle tutuklanır. Altı ay hapis yattıktan sonra çıkar. 1920 yılında Bakü'de kurulan ve Anadolu hareketine katılmak için yurda dönerken öldürülen Mustafa Suphi önderliğindeki TKP'nin legal örgütü olarak kurulan Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası'nın Ankara'da illegal olarak gerçekleştirilen kuruluş Kongresi'nde Merkez Komitesi 1. sekreterliğine 1922 yılında seçilir. (Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası'nın Kuruluş Kongresi TKP'nin 2. kongresi olarak kabul edilmiştir.)

7 Aralık 1922′de Moskova'da yayımlanan "Kızıl Şark" adlı dergide Baytar Salih'in; "Burjuva Beyefendileri" diye başlayan ve TBMM hükümetini protesto eden bir yazısı yayımlanır.

Bu çalışmalar ve örgütlenmeler karşısında, Rauf Bey hükümeti THİF'yi kapatır ve yöneticileri hakkında dava açar. 9 Ağustos 1923′de sonuçlanan davada Salih Hacıoğlu ve parti yöneticilerinden 35′i ağır cezalara çarptırılır.

1925 yılında TKP'nin 3. Kongresi İstanbul'da gizlice toplanır. Salih Hacıoğlu bu kongrede merkez komitesi üyeliğine seçilir, fakat partinin genel sekreteri Şefik Hüsnü Değmer ile aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı partiden uzaklaştırılır.

1927 yılında Moskova'da toplanan Komintern'in 4. kongresine katıldığı gerekçesiyle tutuklanır. 4 aylık cezasını çektikten sonra, 1928 yılında Nazım Hikmet'in de yardımıyla ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği'ne gider. Sovyetler Birliği'nde Türk devrimcilerinin eğitim gördüğü KUTV üniversitesinde kısım şefliği ve veterinerlik görevlerinde bulunur.

1949 yılında eşinin kardeşinin ölümü üzerine Moskova'daki Türkiye Büyükelçiliğine vize almak için başvurur. Bu başvuru nedeniyle Sovyet yönetiminde casusluk suçlamasıyla tutuklanır. 15 yıl 6 ay ceza alır ve Altaylar bölgesinde bir çalışma kampına ailesiyle birlikte sürgüne gönderilir. Bu esir kampında sağ yanına inme iner ve 1954 yılında hayata gözlerini yumar. Ölümünden sonra eşi Sabiha Sümbül Nazım Hikmet'ten yardım ister. Nazım Hikmet büyük uğraşlar vererek, casusluk suçlamasıyla suçlanan Hacıoğlu'nun ölümünden sonra aklanmasını ve ailesine 80 ruble maaş bağlanmasını sağlar.

Nazım 1956 yılında Hacıoğlu için "Hacı Oğlu Salih" adlı şiir de yazmıştı.

Fuad Seferov, Moskova