İdlib'de uzlaşma

18 Eylül 2018 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, son dönemde uluslararası alanda en yakıcı sorunlardan biri haline gelen İdlib meselesine çözüm bulmak amacıyla yaptıkları zirveden "silahdan arındırılmış güvenli bölge" oluşturulması anlaşması çıktı.

Putin'in Karadeniz kıyısındaki Soçi kentinde bulunan konutunda yapılan bir bölümü baş başa, bir bölümü heyetler halinde toplamda beş saati aşan görüşmelerde ağırlıklı olarak İdlib sorunu konuşuldu, ayrıca enerji alanındaki ortak projelere değinildi.

Rusya lideri görüşmeden sonra düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasında çok önemli bir mutabakata varıldığını açıkladı. Buna göre, İdlib'de muhaliflerle rejim güçleri arasında 15-20 kilometrelik bir çeşit tampon bölge oluşturulacak ve 15 Ekim'de ağır silahlar buradan çekilecek. Tampon bölgede güvenliği Rus ve Türk askerleri birlikte sağlayacak. Putin, bölgedeki terörist unsurların Rus üslerine yönelik saldırı tehlikesinden kaygı duyduklarını belirtti.

Erdoğan da, Putin'le görüşmesinde varılan mutabakatın hayata nasıl geçirileceği ve karşılıklı endişelerin giderilmesi konularında mesafe kaydettiklerini söyledi. Erdoğan, muhaliflerin bulundukları bölgeyi terketmeyeceğini, radikal grupların ise çekileceğini belirtti ve "Suriye'de insani kriz yaşanmasının önüne geçtiğimize inanıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı ayrıca, PYD/YPG'nin bulunduğu bölgelerden "terör bataklığı" diye söz etti ve Suriye'nin geleceği açısından Fırat'ın doğusunun İdlib'den daha tehlikeli olduğunu bildirdi.

İdlib'de "güvenli bölge"oluşturulmasıyla ilgili mutabakat iki ülkenin savunma bakanları Sergey Şoygu ve Hulusi Akar tarafından imzalandı. Şoygu, basının toplantısının ardından, İdlib'e operasyon yapılmayacağını teyit etti.

Türkiye, muhaliflerin elindeki "son kale" durumundaki İdlib'e insani krize yol açacağı endişesiyle operasyon düzenlenmesine karşı çıkıyor, buna karşılık Rusya terörist unsurların bölgede kalmaması gerektiğini söylüyor ve operasyon seçeneğini masada tutuyordu.

İki ülke arasında varılan mutabakat tarafların taleplerinden vazgeçmeden bir orta yol bulduğunu gösteriyor. Kendisine bağlı muhalif güçlerin ateş altında kalmasını ve operasyonun yol açacağı göç dalgasını şimdilik engellemiş görünen Türkiye biraz zaman kazanmış oluyor. Rusya ise, asıl hedefi olan terörist unsurların bölgeden uzaklaştırılması amacına yönelik önemli bir adım atmış görünüyor. Uzlaşmanın Türkiye açısından sıkıntılı yönü kendisini bağlayan bir metne imza atması. Basın toplantısında değinilmemesine rağmen sivillerle teröristlerin ayrıştırılması ve ağır silahların çekilmesini sağlamada asıl sorumluluğun Türkiye'ye düştüğü anlaşılıyor.

Bunun anlam şu: Güvenli bölge oluşturulamaması, ağır silahların çekilememesi ve terörist unsurların ayrıştırılmasının başarılamaması durumunda Rusya, Suriye yönetimi ve İran'ın ısrar ettiği kapsamlı operasyon için düğmeye basma serbestliğini elde edecek. Planın başarılı olması halinde ise Moskova hiç çatışmaya girmeden, rejimi tehdit eden silahlı gruplardan kurtulmuş olacak.