Tehlikeli karşılaşma

19 Eylül 2018 Çarşamba  |  GÜNLÜK

Gazeteci Cenk Başlamış, bir Rus uçağının düşürülmesinin ardından Moskova ile Tel-Aviv arasında yaşanan gerilimi Cumhuriyet'e yazdığı yazıda değerlendirdi:

"Moskova ile Ankara'nın İdlib'de uzlaşmaya varmasının üzerinden 24 saat geçmeden bir Rus askeri uçağının düşürülmesi, Orta Doğu'nun nasıl bir barut fıçısı olduğunu yine gözler önüne serdi.

Son olayın şaşırtıcı ve endişe yaratan yönü Rusya ile uçağının düşürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail'in Suriye'de iç savaşın başlamasından bu yana ilk kez bu kadar tehlikeli şekilde karşı karşıya gelmesi. ABD'nin bölgedeki en yakın müttefiki İsrail'le, "düşmanı" Suriye'nin "hamisi" Rusya arasındaki ilişkilerin son yıllarda giderek yakınlaşması gerçekten de ilk anda şaşırtıcı geliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en çok görüştüğü yabancı liderlerden birinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olması da yine şaşırtıcı bir durum. Bu tabloyu iyice karmaşık hale getiren ABD ve müttefiklerinin Suriye'ye saldırılarında ortalığı ayağa kaldıran Kremlin'in İsrail'in benzer saldırıları karşısında genelde neredeyse sessiz kalması. Bütün bunlara, ABD gibi büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı almasa da Rusya'nın Batı Kudüs'ü İsrail'in başkenti tanımasını eklemek gerekiyor (Rusya Doğu Kudüs'ü ise Filistin'in başkenti görüyor)

İsrail'e karşı uzak ve soğuk duran Sovyetler Birliği'nin tersine Rusya'nın dengeli ve dikkatli bir siyaset izlediği, Tel-Aviv'in de benzer şekilde karşılık verdiği söylenebilir. Yüksek sesle dile getirilmese de, iki ülkenin arasında "birbirinin ayağına basmama" olarak nitelenebilecek bir anlaşma bulunduğu anlaşılıyor. Bu uzlaşmanın perde arkasında ise belki de iki ülkenin birbirlerinden çekinmesi yatıyor.

İsrail, Suriye'deki iç savaşa müdahil olmayı düşünmediği ve asıl kaygısının kendi güvenliği olduğu konusunda Rusya'yı ikna etmiş görünüyor. İsrail, Suriye'ye düzenlediği saldırıların esas olarak İran'ın ve ona bağlı Hizbullah'ın askeri varlığını hedef aldığını söylüyor. 

Rus uçağının vurulması ve Moskova'nın İsrail'i sorumlu tutmasıyla yıllardır süren denge ilk kez bozulmuş oldu. Yine de, resmi açıklamaların sertliği bir yana, iki ülkenin statükoyu sürdürmek isteyeceğini-ama elbette Rusların bu olayı kara kaplı deftere not edeceğini- varsaymak mümkün.

Dolayısıyla son olayın iki ülke arasında, Türkiye'nin bir Rus uçağını düşürmesinin yol açtığı türden bir krize yol açması olasılığı zayıf görünüyor."

Yazının orjinalini okumak için tıklayın