İdlib'deki 2 yolun önemi

24 Eylül 2018 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Milliyet yazarı Didem Özek Tümer, Türkiye ile Rusya arasında varılan "İdlib Mutabakatı"nda yer alan iki otoyolun stratejik önemini şöyle açıkladı:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Soçi'de vardıkları 10 maddelik İdlib Mutabakatı'nın 8. maddesi M4 ve M5 otoyollarıyla ilgili. Bu iki otoyolun yıl sonuna kadar güvenliğinin sağlanarak trafiğe açılması öngörülüyor. Silahtan arınmış tampon bölge oluşturulması, güvenlik noktalarının tahkimatı gibi konuların arasında dikkat çekmesi açısından geride kalan bu konu aslında hem Şam yönetimi hem de Rusya için hayati bir konu. Neden mi?

Akdeniz'e açılan kapı

İdlib, Halep'e 60, Lazkiye'ye 40, Hama'ya 45 km mesafede. M4 otoyolu Halep'ten Lazkiye'ye uzanıyor. M5 de Halep'ten Hama'ya uzanıyor. Her iki otoyol da İdlib'in içinden geçiyor. Nusayrilerin ağırlıklı olarak yaşadığı rejimin kalbi olarak nitelendirilen Lazkiye'de Rusların Hımeymim Üssü, Hama'da rejimin hava üssü var. Savaşın başlangıcında önemli mücadelelerden bir kısmı bu yolların denetimini ele geçirmek için verildi. Çünkü rejim açısından özellikle Lazkiye'ye giden M4 otoyolu Akdeniz sahil şeridini diğer önemli yerleşimlere bağlıyor. Dolayısıyla hem Rusya hem de yeni döneme kendisini Rusya üzerinden hazırlayan Şam açısından bu yolların güvenliğinin sağlanarak ulaşıma açılması önemli bir kazanım.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu iki otoyolun açılması konusunda "Bu, tüm Suriye halkı için de önemlidir. Bu, bölgedeki halkın ürettiği ürünlerin diğer bölgelere gitmesi bakımından da önemlidir" dedi. Bu iki otoyolun açılması askeri ve güvenlik hakimiyeti açısından önemli olduğu kadar, ticareti de canlandıracak. Savaş sürecinde geliri önemli ölçüde düşen Şam'ı ekonomik olarak da rahatlatacak.

UKC üzerinden HTŞ'yi baskılamak

İdlib Mutabakatı çerçevesinde 15 Ekim'e kadar sahada izlenecek önemli bir başka süreç ise radikallerin pasifize edilmesi. MİT sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın sözlerinden de MİT'in TSK, ılımlı muhalifler ve Ruslarla koordinasyon halinde olduğu anlaşılıyor. Kalın "Mutabakatta ortaya konan hedeflere ulaşmak için gereken bütün adımlar atılacak. Bunun yolu ikna olur, pasifize etmek olur, başka yöntemler olur" dedi. Güvenlik kaynakları bu yöntemlerden birinin Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin (UKC) gücünü artırarak, onun üzerinden HTŞ'yi baskılamak olduğunu belirtiyor. İdlib'in rejim ve Ruslar için tehdit olmaktan çıkması halinde HTŞ'de çözülmenin başlayacağı beklentisi var. Çünkü HTŞ çatışma ve rejim tehdidinden beslenen ve bu şekilde destek toplayan bir yapı. Çatışma ve gerilim bittiğinde çözülmenin de başlayacağı hesap ediliyor."

Yazının orjinalini okumak için tıklayın