Türkçe ile gelen şans

27 Eylül 2018 Perşembe  |  MG ÖZEL

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2008 yılından bu yana resmi sözcülüğünü yapan Dmitri Peskov'un Türkçe bilmesi kariyerinde her zaman çok önemli rol oynadı.

Putin'in 10 yıldır yanından hiç ayırmadığı Peskov aynı zamanda Kremlin İdari Yönetimi Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunuyor ve açıklamalarıyla gerek Rusya, gerekse uluslararası medyada sık sık manşetlere çıkıyor.

Putin'in en güvendiği danışmanları arasında yer alan Peskov'a Kremlin'in kapılarını Türkçe bilmesinin açtığını söylemek hiç abartı olmaz. Ama, kaderin cilvesi olsa gerek, Peskov kendine şans getiren Türkçeyi gençlik yıllarında biraz da zorunluluktan öğrenmeye başlamış. Babası Doğu ülkelerinde diplomat olarak görev yapan Peskov, Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Enstitüsü'ne sınava hazırlanırken aklında Arapça okumak varmış. Fakat yeterli puan alamayınca Türkçeyi tercih etmek zorunda kalmış. Rus yetkili, 1. Kanal Televizyonuna o yılları anlatırken, "Ama altı ay sonra Türk dilini, kültürünü ve ülkeyi sevmeye başladım. Okulumuzda Türk Dili Anabilim Dalı çok güçlüydü. Öğrenci olarak mutluydum" demişti.

2014 yılında Moskova'da Rus-Türk İşadamları Birliği'nin (RTİB) düzenlediği "Zirve Sohbetleri"ne konuk olan Peskov, hayatımın önemli kısmının geçtiği Türkiye'nin her zaman hatıralarımda ve kalbinde yer aldığını söylemişti. Peskov, "Türkiye ile aslında tesadüfen tanıştım. İlk kez 1980 yılında gördüm. O zaman dili bilmiyordum. Libya'dan gemiyle Odessa'ya giderken İstanbul'a uğramıştık. Türkiye'de o günlerde darbe olmuştu. İstanbul'da gemiden çıktığımızda her yerde askerler, silahlı kişiler vardı, korkunç bir tabloydu" demişti.

Türkoloji bölümündeki hocaları sayesinde Türkiye'yi sevdiğini ve iyi bir Türkolog olarak yetiştiğini anlatan Peskov, "1990'ların başında Dışişleri Bakanlığında memur oldum. İlk yurtdışı görevim Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği'ydi. Rahmetli büyükelçi Albert Çernışev ile Türkiye'nin aşağı yukarı her bölgesini gezdik"  diyor.

Gençliğinde Sovyetler Birliği'nin, daha sonra da Rusya'nın ekonomik ve siyasi belirsizlik içinde bulunduğunu, Türkçe bildiği için bir ara Milliyet'in Moskova bürosunda çalışmayı düşündüğünü söyleyen Peskov, 100 dolar karşılığında Türkçe tercüme yaparak hayatının ilk parasını kazandığını anlatıyor.

Sonunda diplomatlıkta karar kılan Peskov , Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde 10 yıl çalışmış.

Bu yıl devlet kanalı Rossiya'ya konuşan Peskov, Türkiye'yi ve Türkçeyi bilmesi sayesınde Kremlin'de çalışmaya başlamasının öyküsünü anlatırken, "1999 yılında dönemin Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit Moskova'ya gelmişti. Rahmetli Ecevit mükemmel bir siyasetçiydi. Beni Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği'nden Moskova'ya tercümanlık için göndermişlerdi. Putin o zaman genç bir başbakandı. Bu kesinlikle eşi benzeri bulunmayan bir olaydı. Sonradan onunla çalışacağım aklımın ucundan geçmezdi" demişti.

Fakat uluslararası kamuoyu onu ilk olarak 1999 yılının Kasım ayında İstanbul'da yapılan AGİT zirvesi sırasında tanıdı.Çeçen savaşı nedeniyle konuşmalar sırasında dönemin Rusya lideri Boris Yeltsin'le o zamanki ABD Başkanı Bill Clinton arasında yaşanan gerginlik televizyon ekranlarına yansırken, kameralar tercümeleri yapan Peskov'un üzerindeydi. Rusya'nın eski Ankara Büyükelçisi Aleksandr Lebedev'e göre, Peskov'un görevini çok profesyonel şeklinde yapması Kremlin Genel Sekreterliği'nin de dikkatini çekti ve zirvenin ardından ona Kremlin Sarayı'ndaki basın bürosunda çalışması teklif edildi. 

Türkçe bilen Peskov'u artık daha büyük bir şans ve önemli görevler bekliyordu çünkü 2000 yılında iktidara gelen Putin, Türkiye ile ilişkilerin artırılması için düğmeye basmıştı.

Dönüm noktası

2000 yılında önce ise, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ardından da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeler yapıldı ve Peskov'a tercüman olarak yine büyük iş düştü. Tabii, onun açısından Türk liderlerle olan görüşmelerin içeriği, sıcaklık bakımından diğer ülke liderleriyle yapılan görüşmelerden biraz farklıydı. Peskov zengin Tükçesi sayesinde bu görüşmelere önemli katkı sağlıyordu. Okul hocası Rusya'nın Türkoloji duayeni Prof. Dr. Mihail Meyer öğrencisini anlatırken, "İkili ilişkilerin gelişmesinde Peskov'un rolü büyüktür. Kendisi Erdoğan ve Putin arasındaki konuşmaları iyi çevirdi, böylece iki lider arasında karşılıklı, güzel bir anlayış ortamı doğmasına katkıda bulundu "diyor.

Fırsat buldukça Türk yemeklerinin tadına bakan ve Türk kahvesi içen Peskov, gündelik hayatta artık sık kullanamasa da Türkçeyi hiç unutmuyor. Hatta, mart ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde Rossiya kanalında  konuşurken, "Çok güzel bir Türk atasözü var: Aklın yolu birdir (Türkçe söylüyor). Hayatta olayların gelişiminde seçenekler çok olsa da her zaman en doğru ve en akıllı seçim bir tanedir "demişti.

Kızı Ankara doğumlu

51 yaşındaki Peskov'un Ankara'da görev yaptığı 1998 yılında Ankara'da doğan kızı Liza Peskova da babasının izinden giderek Moskova Devlet Üniversitesi'nde Türkoloji eğitimi alıyor.

"Uçak krizi" sürerken, 2016 yılı ortalarında Liza uluslararası toplumun Türkiye'deki terör saldırıları karşısında tepkisiz kalmasını eleştirmiş ve Instagram hesabından şu mesajı paylaşmıştı:

"Ben Ankara'da doğdum, hayatımın ilk yıllarını orada geçirdim. Babam ve dedem Türkolog ve ben de Moskova Devlet Üniversitesi'nde Türkçe öğreniyorum. Böyle biri olarak kırgınım ve çevremizde olanların iki yüzlü olduğunu ve çifte standart uyguladığını hissediyorum. Neden internet Türk bayrakları ile dolu değil? Ankara'da pazar gecesi evine otobüsle dönen insanların ölümü, Paris'teki insanların ölümünden daha mı önemsiz? Yani terör saldırıları, daha önemli ve az önemli diye ikiye mi ayrılıyor?"

Peskov'un ayrıldığı eşi Yekaterina da Türkçe biliyor. 

Fuad Seferov, Moskova