Yalnız yürümeyeceksin

01 Ekim 2018 Pazartesi  |  MENTOR

Yazının başında belirteyim Ali Koç'a güveniyor ve inanıyorum, ona olan güvenimde en küçük bir azalma yok...

Ancak açık yüreklilikle söylemek gerekirse, futbol yönetimi ilk günden beri skandal denilecek hatalarla dolu. İlk büyük hata Aykut Kocaman ile olan ilişkinin yürütülmesinin mümkün olmadığının bilinmesine rağmen sürecin uzatılması ve "Türk teknik direktör olacaksa bu Aykut Kocaman olur" açıklamasıydı. Bu tavır hem en iyiyi bulma konusunda yönetimi sınırladı hem de değişimin üstüne büyük bir gölge düşürdü.

Hatalar zinciri Volkan Demirel'le devam etti... Volkan Demirel gerek profesyonel bir sporcuya uygun olmayan yönetim ilişkileri gerekse performansı ile tükenmiş bir figürdü ama kale ona teslim edildi, kaptanlığı devam etti. Daha önemlisi bu takımın gözünde değişimin sözde kaldığı ve eski alışkanlıkların devam edeceği sonucunu doğurdu, zaten etti de, ediyor.

Sonrasında Cocu gibi ülke futbolunu tanımayan birinin yanına Aykut Kocaman ekibi monte edildi ki en büyük hata buydu. Cocu'nun kafası karıştı, gençleri oynatmaktan, onlara güvenmekten vazgeçip eskinin sabıkalı yıldızlarına döndü, bu davranışların, fikir değiştirmelerin, gençlere güvenen bir hocanın Barış'lar, Ferdi'ler, Elif'ler varken nasıl 32 yaşındaki Topal ve Atıf'a dönmesi kafasının karışık olduğunu veya karıştırıldığını gösteriyor.

Bunların teknik direktörle ilgisi yok, tamamı yönetsel hatalar ve hepsi başkanın sorumluluğunda, duygularla liderlik olmuyor, liderin en büyük özelliği kararlılık olmalı. 

Eski futbolcuları biliyoruz ama yeniler hakkında ne söyleyebilirim ki?

Kararsız bir teknik direktör, gelişim yok, oyun kurgusu, felsefesi belli değil. 6 golün 2'sini atmış bir asist yapmış Ayew'e ne denebilir? Bursa'dan apar topar getirilip kaleye koyulan Harun için ne söylenebilir? Fenerbahçe'nin ne oynadığı belli mi? Değilse yeni oyuncuları asmak erken değil mi? Eğer yeni transferler çok kötüyse Cocu ne yapabilir ki? Ama değil, bu kadar maç oynatıp ciddi kondisyon eksiği olan takımda belli ki bir teknik yönetim sorunu var. 

Bir de ibretle izlediğim konuyu her fırsatta "taraftar"a bağlayan taraftar düşmanı daha doğrusu çoğulculuk ve çok seslilik düşmanı "Beyaz Fenarbahçeliler" var, taraftarla fazla muhatap olmamalıymış Başkan onlarla çok içe girmemeliymiş...Artık taraftarı ne sanıyorlarsa ve kafalarında nasıl bir taraftar tanımı varsa Harvard mezunu Ali Koç taraftar değil mi? Bu tavır taraftara keş bunlar esrar içiyorlar diyen kafa değil mi? Fenerbahçe ile yatıp kalkan, zaman zaman Fenerbahçe'ye kendi ailesi ve çocuğundan daha fazla zaman ayıran insanların Fenerbahçe ile ilgili fikri olmasın mı?

Elbette taraftar kulübü yönetmeye kalkmasın, zaten bir iki istisna hariç öyle yapan da, yapmaya çalışan da böyle bir amacı olan da yok. İki metreye top atamayan Topal'ı defanstan ilk topu çıkarmakla görevlendiren ve ligin dibindeki takımdan 3 gol yiyen, 10 gol yemiş 6 gol atabilmiş hocayı nisanda şampiyon yapan hocayla karşılaştırmalarından ve bir seçim belirtmelerinden daha doğal ne olabilir ki!! 

Asıl hata duygusal davranıp nisan'da şampiyon olmuş bir hoca varken son yıllarda Fenerbahçe'nin başına bela olmuş, 3 Temmuz kahramanı samiyetsizliği ile Fetö sözcüleri ve muhbirleri ile aynı gazatede yazı yazmış anlayışı mutlu etmeye çalışıp Fenerbahçe'yi bu hale getirmekti.

Ama her fırsatta sorunu taraftara bağlayan beyaz kafa çok önemli sorun, her şey yolunda gidiyor da bir taraftar mı yanlış? Başkanın deplasmanda yenilmiş, üst üste gelen başarısızlıklardan bunalmış taraftarla maç sonu diyaloğunu bile küçümseyecek kadar kendinizi önemli ve farklı hissettiren ne olabilir ki!!!! Kendinizi ne sanıyorsunuz?

Yıllarca halkı ötekileştiren darbeci kafanın Fenerbahçe yansıması bu, taraftarın duygusal olduğu doğrudur ama çok açık ve net bir hatalar zincirini taraftarı suçlayarak görmezden gelmek seçkinciliktir.   

Başkanın taraftarı yönetime katma çabası yanlış değil, takdirle karşılıyorum, bu konuda kendine zarar verecek, yönetim erkini zayıflatacak boyutta bir ilişkisi de yok başkanın sorunu herkesi memnun etmeye çalışan iyi niyeti ve duygusallığı, elbette taraftarla bütünleşip onları anlamaya çalışacak.

Bu sistemin içinde ikame edilemez ve değiştirilemez tek şey taraftar, onlar olmasa ne Fenerbahçe ne de her fırsatta taraftar b atacak çok bilmiş beyazlar olmaz, elbette bu taraftar her şeye karar verecek demek değil ama söz hakkı olmasından daha doğal bir şey de yok. Bu düşünce tarzının sahipleri yıllarca taraftarı köleleştirip eski dönemin ilkel ve Fenerbahçe'ye büyük hasar veren yönetim anlayışının 20 yıl devam etmesine neden oldular, hala da kafaları aynı. 

Başkanın tecrübesizliği ve kararsızlığı Cocu'yu tüketti maalesef, onu eskinin entrika alışkanlığı olan futbolcular ve kerameti kendinden menkul teknik yardımcılarla aynı sepete koyduğu gün kaybetti. 

Olmadı başkanım, hataların Cocu'yu bitirdi değiştirmekten başka çaren kalmadı ama yetmez. 

Topal, Alper, HAK, Şener, Volkan, Atıf, Neustadter, İsmail, eski teknik ekip bunlar altın olsa artık olmaz, geçmişin kiri pası var üstlerinde, soyunma odasında hocalarını kayda alıp kovdurmanın utancını taşıyor bazıları, bunlar varken hiç bir teknik direktör dikiş tutmaz. 

Sonuç; sen yarattın bu sorunu ve şimdi sezon içi teknik direktör değiştirmek ve kendini riske sokmak zorundasın. Kendi projeni eskinin kiri pası ile aynı çanağa koyarak yok ettin, çözüm bulmak da senin sorumluluğunda. Bunu yapacağına inanıyorum çünkü sen taraftarı hakir gören "Beyaz Fenerbahçeli" değilsin tam tersine onlardan birisisin, biz sizi eleştirebileceğimiz ve siz de bizi dinleyip kararı sadece size ait olan kararı verebilecek cesaret ve hoşgörüye sahip olduğunuz için seviyoruz. 

Ben kendi adıma, ne karar verirseniz verin sizinle beraber yürümekten büyük gurur duyuyorum...