'Kötülük' satan medya

05 Kasım 2018 Pazartesi  |  MENTOR

Ben bir Fenerbahçe taraftarıyım, kendime göre okuyorum, dünyayı tanıyorum, farklı kültürlerden farklı insanlarla arkadaş olabiliyorum, ideolojik saplantılarım yok, her partiden, her ideolojiden dostlarım var, insanları ve tüm canlıları severim, kadınlara şiddet uygulamam, pozitif ayrımcılık yaparım, başkalarının üzüntülerinden mutlu olmam, onlarla üzülürüm.  

Kentli, köylü, sağcı, solcu gibi kavramlarım yok, insanları severim, yaşamımda nefret ettiğim tek şey canlılara, doğaya zarar veren ve sebebi ne olursa olsun şiddete bulaşanlar; kısacası içinde nefret taşımayan bir insanım. Yani kendime ait gözlüklerle bakarak benim işime gelmediği şeyler söylediği için insanlara düşman olmuyorum, farklılıkları zenginlik olarak görüyor ve saygı duyuyorum.

Bunları yazmamın bir nedeni var... Tüm iyiniyetime ve tarafsız bakış açısı geliştirme arzuma rağmen Türk medyasını, özellikle de spor medyasını ya da Fenerbahçelilerin dediği şekliyle QTM'yı sevmiyorum. 

Bunun futbolla ilgisi yok, hakem kararları, Fenerbahçe'yi eleştiriyor olmaları ile de ilgisi yok. Konu Fenerbahçe olunca insan olmayı unutmaları ile ilgisi var. Bunun nedenini daha önce yazmıştım, bu ülkede sadece iki spor markası var: Fenerbahçe ve Fenerbahçe'nin rakipleri. Bu gerçek Fenerbahçeli olmayan herkesi Fenerbahçeli olmayanlar kimliği altında Fenerbahçe'ye karşı tek kimlik altında toplar, doğal olarak bu ülkenin % 65'i Fenerbahçe karşıtıdır ve Fenerbahçe karşıtlığı çok satar.

Ancak satmanın da bir sınırı var, insan canı, bebeklerin can güvenliği, ahlak, terbiye, doğru bunlar satışa çıkmaması gereken kavramlar ama konu Fenerbahçe olunca Türk medyasının satmayacağı satışa çıkarmayacağı şey yok.

Tarih 12 Mayıs 2012... Fenerbahçe Fetö Kuşatması altında Fetö polisinin kurduğu komplo ile yok edilmek istenmiş, Fenerbahçeli müthiş bir dayanışma içinde kupanın Fenerbahçe'ye verilmeyeceğini bile bile kadın, çocuk, aile, yaşlı takımının yanında olduğunu göstermek için stada koşmuş ancak Fetö Fenerbahçe'den çocukları bile öldürecek kadar nefret eder ve sonradan komplo olduğu ortaya çıkan organizasyonla kadın, çocuk insanların üstüne saldırır. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, insanlar ezilme, boğulma ve ölme riski ile karşı karşıya kalır, can kaybı olmaması mucizedir ancak insanların, bebelerin canı tehlikedeyken kupa diye tutturulur. Kendi açısından haklıdır, böyle bir anlayışa göre başarı bebelerin canından bile değerli olabilir ama kamu adına görev yapması hepimizi temsil etmesi gereken medya böyle davranabilir mi? Davranamaz ama bir tane insan evladı çıkıp "Hiçbir kupa bir çocuğun canından kıymetlidir" deme cesaretini gösteremedi.

Medya kötülük satınca kötülük de bitmiyor, pazar günü tarih tekerrür etti, Koray Şener kardeşimizi tribünde kaybettik. Gencecik yaşında belki de tüm statlarda rakip taraftarlara görülen zulüm yüzünden genç yaşta yitirdik. Fenerbahçe taraftarı acısını yüreğine gömdü ve maçı terk etti. Böyle bir kayıpta yaşanmaması gereken her şey yaşandı ama medyanın büyük çoğunluğu "Bir genç öldü" bile diyemedi. Yapılanları "seni sevmeyen ölsün" diye genç bir insan bedeni üzerinde kurulan düğünü, ölümden alınan iğrenç zevki, bir evladın kaybını yok sayan saldırganlığı, sadistliği bir araya gelip hep bir ağızdan kınayamadılar çünkü o genç bedenin üzerinde Çubuklu vardı.

Daha fazlasına gerek duymuyorum hepsine lanet olsun. Fenerbahçeliyim Türk medyasını sevmiyorum çünkü onlar beni ve Fenerbahçe'yi sevmiyor.