Futboldaki 'çukur'

09 Kasım 2018 Cuma  |  MENTOR

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak Jailson ve Soldado'nun aldığı cezalara itirazım yok, az bile vermişler. Hatta 10'ar maç verselerdi, futbola böyle ihanet edenlere ömür boyu men vermek gerekiyor.

Tahrik varmış... Yılda 4 milyon avro alıp henüz Fenerbahçe'ye 4 kuruş faydası olmamış adam tahrik olmayacak, tahrik olmamak için 4 milyon nedeni olmalı ama nerede bir tartışma, nerede bir gerginlik nerede bir olay varsa Saldado orada. İnsan biraz mahçup olur, oturduğun yerden 4 milyon avro alıyorsun. Jailson da maaş konusunda  aynı durumda olmasa da futboldan gelecek bekleyen genç bir oyuncu. Kariyerini tokat atarak yapmak istiyorsa futbolu bırakıp kick boksa başlamalı. Kısacası bir Fenerbahçeli olarak Fenerbahçeli oyunculara verilen cezalar yerinde ve isabetlidir diye düşünüyorum.

Böyle düşünüyorum ama vicdanım da rahatsız, vicdanlar yaralı, futbol yönetimine güvenmiyorum, inanmıyorum. İnanmamak, güvenmemek için sadece bu maçta bile milyonlarca neden var.

Olayların başlamasına neden olan oyuncu Belhanda ama hiçbir ceza almadı. Hiçbir ceza almaması bir yana, bu oyuncunun normal üzeri bir korunma altında olduğunu söylemek mümkün. Sahada görülmüyor, VAR incelemesinde görülmüyor, TFF'de görülmüyor. Soldado 6 maç, Belhanda'ya fairplay ödülü.

Dahası var; hakemlere, rakibe, kameramana, önüne gelene küfredip fiili saldırıda bulunmayı alışkanlık haline getirmiş, kendini TFF'nin üzerinde gören biri  futbol sistemine tehditler savuran biri hala futbolun içinde; belli ki futbol yönetimi de bu kişinin vesayeti altında ve futbol yönetimi korkuyor, korkan yöneticilere güvenilemez.

Diğerlerini yazmaya bile gerek görmüyorum, kendini futbol yönetiminin üzerinde konumlandıran bir teknik direktörü "yeterli şekilde" cezalandırmaktan korkan futbol yönetiminin güvenilirliği korkusunun başladığı yerde biter.

Dünya futbolu ve Türk futbolu boğazına kadar çamura batmış durumda, İnfantino'nun PSG ve Manchester City'yi nasıl cezadan koruduğu konuşuluyor.

İspanya Lig Başkanı PSG, Manchester City ve Beinsport'un Katar Varlık Fonuna ait olduğunu bunun açık bir çıkar çatışması oluşturduğunu (Çıkar Çatışması; hakkında karar vermeniz ve tarafsız olmanız gereken biri veya bir kurum hakkında tarafsız olmanızı engelleyecek menfaat veya  kişisel ilişkiniz olması durumu, İngilizcesi; Conflict of Interest ve FIFA etik kurallarına göre yasaklanmış) bunun futbolu kirlettiğini söylüyor.

Çok haklı bakın bizim futbolumuzda çıkar çatışması oluşturan durumları yazayım:

1- TFF Başkanı'nın Beşiktaş'tan alacağı var, açık bir çıkar çatışması.

2- TFF'yi dava etmiş bir teknik direktör süper ligde takım yönetemez, yönetirse hukuki olmaz, oynanan lig geçerli olmaz çünkü TFF lig pazarlık konusu yapabilir ama yönetti.

3- Beinsport ve QNB Katar Varlık Fonuna ait ama QNB Trabzonspor'un sponsor, hukuki değil. Ayrıca Katarlıların Fransa bağlantısından dolayı Beinsport'u Fransızlar yönetiyor ve şu anda Türk naklen yayıncısı tamamen Fransız egemenliği altında.

4- Uilennberg TFF'den maaş alamaz alırsa Avrupa'daki her Türk hakemin aldığı maç şaibeli ve tartışmalı olur. TFF'den uzun süre maaş alan Rosetti Türk hakemlerin atanmasına imza atamaz, atarsa doğru olmaz.

5- Yayıncı kuruluş süper ligde yarışan Beşiktaş, Galatasaray ve Bursaspor'la ortak olamaz, olursa ayıp olur ama oluyor!

6- Yayıncı kuruluşun önemli pozisyonlarında bulunan insanlar ve birinci, derece yakınları "bahis" şirketlerine ortak olamaz.

7- Gazeteciler Futbol Federasyonu Başkanı'nın gazetesinde yazı yazamaz, eski Futbol Federasyonu görevlisinin veya Federasyon üyesinin şirketinden maaş alamaz.

8- TFF yönetim kurulu üyeleri transfer görüşmelerine katılamaz.

Bunlar olunca ortada futbol olmaz, olsa olsa ahlaken sorunlu bir çukur olur, olan budur...