Türk basını 'suçlu' aramaya başladı

14 Kasım 2018 Çarşamba  |  KÖTÜ

1990'larda özel televizyon kanallarının ortaya çıkmasıyla gerileyen, 2000'lerde internetin yaygınlaşmasına karşı taktikler geliştiremediği için havlu atmanın eşiğine gelen Türk basını son günlerde "suçlu" aramaya başladı.

Gazetelerin tiraj kaybından internet medyasını sorumlu tutan Demirören Grubu ile Turkuvaz Medya, "yazılı basını kurtarma" adına hafta başından geçerli olmak üzere aşağıdaki kararları aldı:

- Gazetelerin nternet siteleri artık sabah 8 itibarıyla güncellenecek ve köşe yazarları geceden girilmeyecek. 

- Gazetelerin birinci sayfalarını ve yazarlarını kullanan siteler için bir dizi hukuki takip başlatılacak.

- Böylece gazetelerin ya bayiden ya da gazetenin internet sitesinden okunması sağlanılmaya çalışılacak.

Bu kararların uygulamaya konulmasının ardından Demirören Medya Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal "Uçurumların kıyılarında" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazıdan bir bölüm şöyle:

"Geleneksel medya kuruluşları pahalı içeriğin üretimi için büyük bütçelere imza atarken, ekonomik riskler alırken, "kes kopyala ve yapıştır" anlayışıyla gazetecilik yapmaya çalışan sosyal medyanın korsanlarına ve internet medyasına "dur" diyen yok.

Ve emekçilerin emeğine saygı hiç yok.

Geleneksel medya kuruluşları ve yönetimleri bir araya gelerek, stratejik ortak kararlar almaya başlamalı.

Aksi halde, uçurumların kıyılarında yürüyerek yol almaya çalışan bir medyaya dönüşeceğiz...

Medyaya karşı ciddi bir güvensizleşme süreciyle başlayan okuyucu ve seyirci kaçışı hızla önlenmeli... Yoksa geleneksel medya kuruluşları krizlerin eşiklerinde gün saymaya devam edecek..."

Alınan kararlardan ve yukarıdaki yazıdan suçlu sandalyesine özellikle internet medyasının oturtulduğu anlaşılıyor.

Gazeteci Fehmi Koru ise, karşı bir yazıyla alınan kararları şöyle eleştirdi:

"Müteveffa Albert Einstein'ın zihinlere nakşolmuş pek çok özlü sözü var da birini her zaman tek geçerim.

O da şu: "Hep aynı şeyi tekrar edip her seferinde farklı sonuç almayı beklemek salaklıktan başka bir şey değildir."

Şu birkaç gündür bu sözü yeniden hatırlatan bir gelişme yaşanıyor.

Bu yazım sabahın erken saatlerinde (06.00'dan önce) dünyanın dört bir tarafındaki okurlar tarafından erişilebilir hale gelecek. Yazı için sabahın köründe (04.00 gibi) ayaklandım. İlk yaptığım iş, her gün olduğu gibi, gazetelerin internet sitelerine girip son haberlere ve yazarların ne yazdıklarına bakmak oldu.

Yazımı bitirip erişilebilir kıldıktan sonra, 'OcakMedya' sitemizin 'Seçilmiş Yazılar' bölümü için bence okurların dikkatinden kaçmaması gereken yazıları derlemeye çalışacağım.

Çalışacağım, ama Sabah'ın başını çektiği Turkuaz Medya grubu ile Hürriyet'in lideri olduğu Demirören Medya grubu içerisine giren gazetelerin birkaç gün öncesine kadar erkenden sitelerine konulan köşe yazılarını ara da bulasın

Prensip kararı almışlar, yazarların yazılarını çok daha geç bir saatte sitelerine yerleştiriyorlar.

Einstein'in sözü işte burada devreye giriyor: Daha önce pek çok kez burada ve başka ülkelerde denenmiş, ancak başarısız olduğu için vazgeçilmiş bir yöntem bu.

Bakmayın siz tiraj raporlarına, günümüzde gazeteler artık bayiden alınarak okunmuyor. İnsanlar hem kolay hem de bedava olduğu için gazetelere artık internet üzerinden ulaşıyor ve okumak istediklerini oradan okuyorlar."

Koru'nun eleştirileri böyle....

Özel haber ve yazı dizileri alışkanlığını terkeden, asıl önemlisi okuyucu habere ulaşma hakkından yoksun bırakan Türk basını yine yanlış sularda balık avlamaya çalışıyor.