Kalp krizi geçirirken öksürmek

20 Kasım 2018 Salı  |  BEYAZ ÖNLÜK

Son yıllarda özellikle internet ortamında kalp krizi geçirmekte olduğundan şüphe eden bir kişinin öksürmek yoluyla hayatta kalma şansını arttırabileceği yönünde bir öneriye rastlanmakta.

Kalp krizinin ölüm sebepleri içerisinde üst sıralarda olması, pek çok kişinin ailesi ya da yakın çevresinde bu tarz trajik ölümlere rastlanmakta oluşu şüphesiz ki hızla uygulanabilen, basit, hayat kurtarıcı bir yöntemi ilginç kılıyor. 

Ancak bu ne kadar doğru? Gerçekten kalp krizi geçirmekte olan bir kişi öksürerek kendine yardım edebilir mi?

Öksürük bilhassa koroner anjiyografi ve diğer kalp kateter işlemlerinin uygulandığı laboratuarlarda çalışan hekim ve sağlık personelinin iyi bildiği bir tür manevra. Kalp boşluklarına ve damarlarına ilerletilen kateter adını verdiğimiz özel kabloların hedef dokulara değmeleriyle ya da bu yolla verilen ilaçların etkileriyle kalp atım hızları geçici olarak yavaşlayan hastalara "öksürün" komutu verilmesi klasik, pratik, alışılmış bir yaklaşım. Bu yöntemle gerçekten de kalp hızı çok yavaşlamış bir hastanın nabzının hızla normale dönmesi mümkün olabiliyor. 

Ne var ki bu durum bir kalp krizi olmadığı gibi, bilinci yerinde, kalp ritmi monitörde sürekli izlenen bir hastaya eğitimli personelin verdiği bir öksürme komutu söz konusu.

Kalp krizi ise kalbi besleyen atardamarlardan birisinin aniden tam tıkanmasıyla kalp kasının bir bölümünde hücrelerin ölmeye başladığı, geçen her dakikanın daha fazla hasar anlamına geldiği tıbben çok acil bir durum. 

Çeneye, boyuna, omuzlara, sol kola yayılan, terleme, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği bir göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi başladığında bunun bir kalp krizi olma olasılığı var. Bu durumda teşhisin hızla konulması ve müdahalenin başlaması için mümkün olan en kısa sürede bir sağlık merkezine ulaşmak gerekiyor. 

"Kendi kendime bir şeyler yapabilirim" düşüncesiyle zorlu öksürüğe başlamak pek çok durumda hiç fayda etmeyeceği gibi bunun vakit kaybına neden olacağı endişesi yersiz değil. 

Damar yolu ne kadar erken açılırsa, elektrokardiyografi, ne kadar erken çekilirse, bir elektroşok cihazının yakınına ne kadar erken ulaşılırsa hayatta kalma şansı o kadar artıyor. Saniyelerin dahi önemli olduğu bir acil durumdur söz konusu olan.

Yıllardır dönem dönem ortaya atılmış olan "kalp krizi geçirirken öksürmek hayat kurtarır" önermesine karşın tüm bilimsel kılavuzlar bu bilginin doğru olmadığı, bu tarz bir önerinin isabetinin bulunmadığı konusunda fikir birliğindeler. 

Unutulmamalı ki internet ve bilhassa sosyal medya bol miktarda bilgiye kolayca ulaşabilme imkanını sağlamakla birlikte kişilerin uzmanı olmadıkları konularda doğru yanlış, durumla ilgili olan olmayan, isabetli isabetsiz, filtre edilmemiş bilgilerin, önerilerin, sloganların bombardımanı altında olduğumuz ortamlardan oluşuyor. 

Bu ortamda boy gösteren bilgi, öneri ve sloganlara ilgisiz kalmamakla birlikte şüpheciliği elden bırakmamak gerekiyor. 

Bilhassa konu insan sağlığıysa....