Karar vermek

23 Kasım 2018 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Hayatınızın zor bir döneminde iki seçenek arasında kaldığınız oldu mu hiç? Ne kadar yorucu olduğunu yaşayan bilir sanırım. Yoksa Carlos Fuentes'in bir öyküsünde sözünü ettiği gibi seçmek bir tuzak mı? Kararsızlık konusu başıma gelip de içinden çıkamayınca bir şeyler okudum, uzmanlar ne diyor, diye. Dostlara, arkadaşlara danıştım. Her iki durumun artılarını ve eksilerini gösteren tablolar bile yaptım ama yine de bir karara varamıyordum.

Öncelikle bir seçeneği kabullenmek sıfır-bir oyunu değil. Yani seçeceğimiz şey bize yüzde yüz beklentilerimizi getirmeyebilir ama sıfır da olmaz tabii, belki yetmiş olur ne bileyim. Ama insan sahip olduğu şeyleri körü körüne kaybettiğine hayıflanabilir, pişmanlık duyabilir de sonradan. Hayatta her şey olur, olmaz yoktur aslında. Bütün mesele olanı yönetmek, her şeyi sakin karşılamak sanırım.

Bizi karar verirken belirsizlik, hata yapmış olmak korkutuyor galiba. Kaybedeceğimiz şeyler... Ama yeni şeyler, imkanlar da olacak mutlak. Belki bir cesaret anı lazım. Bilmiyorum. Şunu da düşünmeli ki vereceğimiz kadar mükemmel olmak zorunda değil. Öyle söylüyor uzmanlar. Belki de vereceğimiz kararın sonuçlarından korkmamamız gerekiyor. Ayrıntılara boğulmak da doğru değilmiş.

Galiba seçim yapmak değil de bu sırada düşündüğümüz o ayrıntılar, her iki durumun getireceği sonuçları düşünmemiz, kafamızdan geçen ihtimaller yoruyor insanı. Belki de en önemlisi vereceğimiz kararın bizim tercihlerimize, hayattan ve kendimizden beklentilerimize ne ölçüde karşılık vereceğini düşünmek... Hata yapmaktan korkmamalı aslında. Çünkü çoğu zaman ne istediğimizi değil de ne istemediğimizi tecrübe ederek ilerliyoruz hayatta.

Fakat fazla düşünüp de kendini cendereye sokmamalı insan. Bir karar vermeli ve gerisine bakmamalı. Çünkü sağlığımız en değerli hazinemiz.

İnsan uyum sağlayan, zorluklara göğüs gerebilen bir varlık. Bazen gözümüzü karartmak ve gereğini yapmak gerekiyor. Evet geri dönmek, pişman olmak da var. Ama mutlu olmak da mümkün. Hepsi içinde hayatın. Baştan kim bilebilir ki bunu? Önemli olan insanın o an için doğru bildiği şeyi yapması. Eskilerin bir sözünü hep akılda tutmalı. Gümüş kapılar kapanır, altın kapılar açılır...

Samih Güven

Yazının orjinalini ve yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayın