Baha Güngör hayatını kaybetti

23 Kasım 2018 Cuma  |  GÜNLÜK

Türkiye'de Alman basınına ilk çalışmaya başlayan gazetecilerden biri olan Baha Güngör 68 yaşında hayatını kaybetti. Kanser olan Güngör bir süredir tedavi görüyordu.

Gazeteciliğe 1976 yılında Köln'de başlayan Güngör, 1984-1999 arası Alman gazeteleri için İstanbul, Ankara ve Atina'da çalıştı, ardından Alman DPA Ajansı'nın  Türkiye temsilciğini üstlendi.

Uzun süre Deutsche Welle'nin Türkçe bölümünün müdürlüğünü yapan Güngör, 2015 yılında emekli olmuştu.

Aranan bir isim

Baha Güngör, aydınlatıcı ve açıklayıcı tarzıyla tanınırdı. Hangi konuyu işlerse işlesin, izleyicileri, dinleyicileri kendilerine ders verilirmiş hissine kapılmaz, aksine kendilerini zenginleşmiş hissederdi. Özellikle son yıllarda Türkiye'de meydana gelen gelişmeler, Avrupa Birliği'nde, özellikle de Almanya'da sert tepkiler ve anlayışsızlıkla karşılandığında, Güngör'ün bu yeteneği daha da değer kazanmış, aranır olmuştu.

Güngör bu yeteneğini farklı mecralarda kullandı. Örneğin Atatürks wütende Enkel (Atatürk'ün Kızgın Torunları) adlı son kitabıyla veya yoğun gündemi televizyon izleyicileri, radyo dinleyicileri ve gazete okurları için analiz ederek, manşetlerin arka planlarını aydınlattı. Bunu yaparken de "Türkiye demokrasisinin bu durumda olmasında Batı'nın payı ne?" gibi sorularla yaralara parmak basmaktan da çekinmedi.

Üç günlük tren yolculuğu

Baha Güngör 11 yaşında annesi ve babasıyla Almanya'ya geldi. İstanbul'dan bindiği tren, üç günlük bir yolculukla onu Almanya'nın en batı ucuna, Aachen kentine getirdi. Önce burada işletme okudu, daha sonra ise gazeteciliğe başladı. Günümüzde 18 ay süren kurum içi gazetecilik eğitimini, Almanya'da bir gazete çatısı altında alan ilk Türk oldu.

1980'li yıllarda doğduğu ülkeye geri dönen Güngör, önce Westdeutsche Allgemeine Zeitung(WAZ) sonra da Alman Haber Ajansı (dpa) için Türkiye'den haber geçti. Böylece geldiği ülkeye bu sefer profesyonel bir gözlemci gözüyle yeniden bakma fırsatı buldu.

Güngör için farklı perspektifler hep yeteneğinin ve hayatının bir parçası oldu. Ama aynı zamanda da kaderine damgasını vuran bir etkendi farklı kültürleri ve kökenleri kimliğinde birleştirmesi. Ancak Baha Güngör, Almanya'ya gelişinden 57 yıl sonra bile, kendini sık sık "Kimsesiz bir ülkede gibi" hissettiğini söylerdi. Son olarak kaleme aldığı ve 2019 yılında piyasaya sürülmesi planlanan kitabının adı da "Hüzün ... das heißt Sehnsucht - Wie wir Deutsche wurden und Türken blieben" ("Hüzün Nasıl Alman olduk ve Türk kaldık").

Baha Güngör'ün en büyük yeteneklerinden biri, ısrarla ve sabırla, göz hizasında kabul görmek için mücadele etmek ve bu mücadele sırasında yenilgilere uğrasa da pes etmemekti. İstanbul'un Asya ile Avrupa yakasını bağlayan Boğaziçi Köprüsü gibi, bir gazeteci olarak kendisinin görevinin de farklı dünyaları bir araya getirmek olduğunu savunurdu.

Bu mücadele dayanıklılık gerektiriyordu. Bazı tecrübelerden ise tekrar tekrar geçmek zorunda kalıyordu. 2011 yılında verdiği bir röportajda, "Sürekli kendinizi meşrulaştırmaya çalışmak zorundasınız. Almanya'da bir Türk olarak hâlâ bir yabancısınız" diyen Güngör, 2018 yılında futbolcu Mesut Özil'in başlattığı ırkçılık ve ayrımcılık tartışmalarıyla konunun hâlâ ne kadar güncel olduğunu bir kez daha gördü.

Bu ve benzeri konuların hiç gündemden inmediği günümüzde Baha Güngör, tekrar aydınlatıcı ve açıklayıcı tarzıyla aranan bir isim oldu. Uzun yıllar Deutsche Welle Türkçe Servisi'nin yöneticiliğini yapan, bu süre içinde kurumdaki dijitalleşme sürecinde önemli rol oynayan ünlü gazeteci, emekliye ayrıldıktan sonra daha da faal bir hayat sürdü. Hem yazdığı kitaplarla, hem de verdiği röportajlarla, yaptığı analizlerle üretmeye devam etti. Mesut Özil'in, maruz kaldığı ırkçılık ve ayrımcılık nedeniyle Alman Milli Futbol Takımı'ndan ayrılmasının ardından katıldığı bir radyo programında "Uyum konusu ne zaman kapanır?" sorusuna, Baha Güngör şu cevabı veriyordu: "Uyum hakkında konuşmak zorunda kalmadığımız zaman, Baha Güngör, gittiği herhangi bir yerde dini üzerinden tanımlanmadığı ve kendini meşrulaştırmak için çaba sarf etmek sorunda kalmadığı zaman, işte o zaman uyum konusu kapanacak."

"Üzüntümüze şükran duyguları da hakim"

Kısa bir süre önce DW Türkçe Servisi yöneticiliğine gelen Erkan Arıkan da, Türkiye kökenli insanlar için Baha Güngör'ün bir örnek teşkil ettiğini belirtti ve "Uzmanlığı, görüşleri her zaman eşsiz ve ilham vericiydi" dedi. 

DW Genel Müdürü Peter Limbourg ise, "DW Türkçe Servisi'nin haberciliğine yıllar boyunca damgasını vuran" Baha Güngör'ün, siyasi gelişmeleri ileriyi görerek takip ettiğini ve okurları için doğru çerçeveye oturttuğunu kaydetti. Limbourg, "Baha Güngör'ün ölümüyle, bizim sınırlarımızın da ötesinde sayılan bir meslektaşımızı ve arkadaşımızı kaybettik. Zekice tavsiyelerini özleyeceğim. Ama Baha Güngör'ün ardından duyduğumuz üzüntüye aynı zamanda bize bıraktıklarına duyduğumuz şükran duyguları da hakim." şeklinde konuştu. 

Perşembe akşamı ağır bir hastalık sonucu 68 yaşında hayatını kaybeden gazeteci Baha Güngör iki çocuk babasıydı. 

(Medya Günlüğü, Deutsche Welle Türkçe)