Putin'in sessiz kaldığı an

24 Kasım 2018 Cumartesi  |  MG ÖZEL

 24 Kasım 2015 Türk-Rus ilişkileri açısından belki sıradan bir gün olarak başladı ama günün sonunda iki ülke arasındaki en büyük krizlerden biri patlak verdi.

Sabah saatlerinde Suriye'deki operasyona katılan SU-24 tipi bir Rus jeti Hatay'ın Samandağ ilçesinde Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Yaklaşık 5-6 saat sonra Rusya'nın ilk tepkisini açıklayan Devlet Başkanı Vladimir Putin, son derece sert üslupla Türkiye'ye karşı ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlayacaklarını söyledi.

Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 9 Ağustos'ta el sıkışmasına kadar uzun ve sıkıntılı süreçte krizin çözülmesi için bazıları daha sonra kamuoyuna yansıyan, bazıları ise hala sır olarak kalan bazı adımlar atıldı.

Örneğin, 10 Mart 2016'da çok ilginç bir olay yaşandı. O güne kadar Ankara ile ilgili son derece sert açıklamalar yapan Putin beklenmedik şekilde Türkiye'ye sessiz bir "mesaj" verdi. O tarihte Putin ile görüşen Rusya Federal Mali İzleme Devlet Servisi (Rosfinmonitoring) Başkanı Yuri Çihançin, teröre mali destek sağlayan özel ve tüzel kişilere yönelik mücadele bağlamında Türkiye ile de ortak çalışmaların yapıldığını anlattı. Teröre destek sağlayan firmalar ile bazı bilgilere ulaştıklarına işaret eden Rosfinmonitoring Başkanı, "Biz Rus ve yabancı şirketler üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Malta, Fransa ile ortak çalışmalarımız var. Türkiye ile de bazı çalışmalar yapıyoruz" bilgisini verirken Putin raporu dikkatle dinledi ama nedense susmayı tercih etti. (Yukarıdaki fotoğraf)

Rus Tv Tsentr kanalına konuşan Orta Doğu uzmanı gazeteci Said Gafurov'a göre, bu aslında Putin'in Türkiye'ye yönelik sessiz bir mesajdı; Rus-Türk ilişkilerinin düzelmesini istediğini gösteren sessiz bir onay.

Gafurov, Putin'in sessiz mesajını şöyle yorumluyor:

"İlişkilerinin düzeleceği Mart ayında belli olmaya başlamıştı. Gergin ilişkilere rağmen mart ayında Rusya ve Türkiye'nin terörle mücadele bağlamında ortak çalışmalar yaptığı ortaya çıkmıştı. O tarihte Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşen  Rosfinmonitoring Başkanı Çihançin, Ankara ile ortak çalışmalar yaptıkları bilgisini vermişti. Türkiye bizimle terörle mücadelede işbirliği yapıyordu. Teröre destek veren özel ve tüzel kişilere yönelik ortak mücadele çok önemliydi. Dolayısıyla, işte o tarihten sonra her şey belli olmaya başladı. Sonra mektup konusunda mutabakat sağlandı."

Aslında mektup olayının da ilginç perde arkası var. Türk işadamı Cavit Çağlar'ın devreye girmesiyle mektup diplomasisi sonucunda çözülen 7 aylık kriz döneminin ilginç detaylarını gazeteci Murat Yetkin, 8 Ağustos 2016 tarihli Hürriyet gazetesinde "Türk-Rus krizini bitiren gizli diplomasinin öyküsü" başlıklı yazısında anlatmıştı. Yetkin bu gizli diplomasi sürecinin anahtar isimlerini şöyle aktarmıştı: Cavit Çağlar, dönemin Genelkurmaybaşkanı Hulusi Akar ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev.

Fakat mektup fikri nasıl ortaya çıkmıştı?

İlişkilerin daha da gerginleştiğini gören Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşerek çözüm yollarının aranması ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Rusya'dan birilerini aracı olarak bulmak gerekiyordu. Çavuşoğlu'nun aklına Azeri asıllı zengin iş adamı Ferhad Ahmedov geldi. Ahmedov, Rusya Federasyonu Konseyi'nde (senato) uzun yıllar görev yapmıştı.

Ahmedov bu konudaki gelişmeleri Azeri haber sitesi Haqqin.az'a, "Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'den tanıdığım eski dostum Çavuşoğlu bana bu konuda ricada bulundu. Erdoğan'ın adına üç kere bana, çıkmaz sokaktan çıkılması için neler yapılabilir diye sordu. İlk ikisinde nazikçe geri çevirdim. Üçüncünde ise artık yapacak bir şey yoktu, Türkiye'ye gittim" diye anlattı.

Ahmedov'a göre, barışın sağlanmasını her iki taraf da istiyordu. Fakat Rusya ve Türkiye'nin bir türlü anlaşamadığına dikkat çeken Ahmedov, "Ben işin sırrını çözdüm, bir förmül buldum. En akıllı devlet memuru bile herhangi bir sorunu belirli çerçevede çözmeyi ve bu çerçevenin dışına çıkmamayı tercih eder.  İş adamı ise bir ressam gibi bu çerçevenin dışına çıkarak tüm sorunu görebilir" dedi.

Çavuşoğlu kendisi de Ekim 2016'da Sputnik'e yaptığı açıklamada bu gelişmeleri şöyle doğruladı:

"Arkadaşım  Ahmedov Putin'le de yakın çalışma içinde olmuş, Putin'i de yakından tanıyan bir isim. Mesela mektup konusunda gelip Cumhurbaşkanı'mızla da görüştüğünde bir mektup yazarsa etkili olacağını, bir mektubun başka insanların gelip gitmesinden daha da etkili olabileceğini, mektupla sonuç alabileceğini anlatmıştı. Bu mektubun gitmesinden yaklaşık bir ay önceydi bu görüşme. Mektubun çerçevesine baktığımızda onun söyledikleri de var. Putin'i böyle dost olarak yakından tanıyan bir kişi olan Ahmedov'un önerileri de gerçekten etkili oldu. Kendisine çok teşekkür ediyoruz."

Ve arkasından Cavit Çağlar ile başlayan süreç başladı, Erdoğan'dan Putin'e mektup gitti, taraflar sonunda 9 Ağustos'ta St. Petersburg'da buluşarak el sıkışmayı kabul etti. Böylece, 24 Kasım 2015'te başlayan kriz yaklaşık dokuz ay sonra geride kaldı.

Fuad Seferov, Moskova