'Nasıl taksici oldum'

29 Kasım 2018 Perşembe  |  GÜNLÜK

Enerji uzmanı Mehmet Doğan, Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı töreninin yapıldığı 19 Kasım'da herhalde hayatı boyunca unutamayacağı ilginç bir olay yaşadı. Başından geçenleri Facebook sayfasında ve Twitter hesabından paylaşan Doğan'ın aşağıdaki yazısı büyük ilgi çekti, çok okundu, çok paylaşıldı:

"Dün inanılmaz komik bir gündü. Türk Akımı'nın açılış töreni vardı. TRT canlı yayın için bizi seçmiş sağolsun. Biz de gittik TRT ve 1-2 kanalda kelam ettik...

Ama komik olan şu: TRT bana araba göndermek istedi, ben de devlet televizyonu olduğundan ve şoför arkadaşa zahmet vermek istemediğimden reddettim. Arabamla Balmumcu'ya gittim. Oradan da Harbiye'ye geçtim. Devlet erkanı gelecek diye çok kalabalık olacağını ve yolların kapanacağını tahmin ediyordum.

Neyse, TV medya vs. başka bir yazının konusu olsun. Canlı yayın vs. bitince dışarı çıktım. Inanılmaz bir yağmur vardı. Kongre salonundan Hilton'a geçtim. Hilton'da taksi sordum ama yaklaşık 40 kişinin sırada olduğunu söylediklerinden o yağmurda Elmadağ'a doğru yürümeye karar verdim. Ana caddeye geldiğimde trafik tamamen durmuştu. O kadar çok yağmur yağıyordu ki, sırılsıklam olmuştum. Metro ile gitmeye karar verdim. Tam yol kenarından giderken 3. şeritte duran bir taksiden bir kadın inerek hızla koşmaya başladı. Taksiden birinin indiğini görünce hemen taksiye atladım. 

Öyle ıslaktım ki, "Birader" dedim "Beni sakın indirm, Balmumcu'na gideceğim ne yazarsa 2 katını veririm sorun değil!". Bana baktı, "Abi canın sağolsun bırakırım da, çok ciddi bir problemim var" dedi. "Ne oldu" dedim. "O inen ablaya olan bana da oldu" dedi. "Nedir" dedim. "Abi benim acaip çişim var!" dedi. 

"Eeeee..." dedim. "Abi al sen şu arabayı ben bir yerlerde yapıp geleyim yolda seni yakalarım" dedi ve gitti. 

Takside kala kalmıştım. Yol ağır ilerliyordu ama yine de ilerliyordu. Kenarlarda polis otobüsleri olduğundan zaten 1 şerit tıkalıydı ve kenarda bekleyecek yer yoktu. Neyse ben elimden geldiğince ağır gitmeye çalışıyordum ama taksici ortalarda yoktu.

Derken Osmanbey'de kapı açıldı, bi baktım bizim taksici, "Abi Balmumcuna gideceğim atar mısın!" diyor. "Yağmur var olmaz!" dedim ,"2 katını veririm abi!" dedi, oturdu. Ben şoför koltuğunda taksici yanda yolda devam ediyorduk. "Abi be" dedi, "bi şey daha istesem" "Ne" dedim. "Abi çok açım şu Şişli'de Burger King var bir şeyler atıştırsam paket yapar gelirim bekletmem" dedi. 

Neyse ben 4'lüleri yaktım. Çektim kenara. Birazdan bi polis arabası öttürdü, "Ticari devam et" diyor. Benim de aklım karıştı. "Memur bey" dedim,  "Taksici çise gitti". (Halbuki yemege gitmişti) Polis de demez mi,  "Ya ben de çok sıkıştım nereye gitti?"

"Burger King'de dedim". 

"Allah razı olsun" dedi, gitti. Önüme de polis arabası park etti. Neyse bizim Erzincan Refahiyeli taksici geldi, "Geç lan direksiyona!" dedim. "Abi çiçek gibi şoför oldun Allahıma sen devam et, hayatımda ilk defa taksiye biniyorum!" dedi. 

Neyse devam ettim. Tabii yol boyu espriler havada uçuştu. Ben "Nereden gideyim" dedim. "Abi neresi açıksa ordan git" dedi. Ben de, "Valla halden anlayan müşteri harika bir şey!" dedim. 

İstanbul garip bir şehir, bir saat önce kanaldasın 1 saat sonra taksi şoförüsün. Bu olayın aslında komik yanı.. Trajik yanı ise, devlet başkanları geliyor diye insanların yollarının kapatılması ve insanların yollarda sefil olmaları. Resim taksiden. "Refahiyeli müşterim"  bu anı ölümsüzleştirelim abi deyip resmimi çekti. İnsanlar inanmaz diye de taksimetrenin çıkmasına dikkat etmiş, öyle dedismiley

Kalın sağlıcakla...

Not: Bu yazıyı okuyanlardan biri bi gün önemli biri olursa kendi için yolların kapatılmasına müsaade etmesin.

Fotoğraf: Refahiyeli taksici