'Çığlık atan' hoca ve sosyal medya

29 Kasım 2018 Perşembe  |  KÖTÜ

Çarşamba günü sosyal medyada polis tarafından aracı durdurulan ve ehliyeti olmadığı gerekçesiyle ceza yazıldığı ileri sürülen bir öğretim üyesinin görüntüleri yayınlandı.

Günümüzde kişisel bilgilere ulaşması artık çok kolay olduğu için sinir krizi geçirdiği açıkça görülen kadının hangi üniversitede çalıştığı ve görevi hemen ortalara saçıldı. Görüntülerin altına yorum yazan çok sayıda kişi arasında işi hakarete vardıranlar da oldu. Kadının izni alınmadan görüntülerinin yayınlanmasını eleştirenler de oldu ama azınlıkta kaldı.

BirGün gazetesi, bir öğrencisinin Ekşi Sözlükte olayın aslını anlatan yazısını yayımlayınca gerçek durumun farklı olduğu ortaya çıktı. Bu örnek, artık hayatımızın bir parçası haline gelen sosyal medyadaki bilgilerin teyit edilmeden doğru kabul edilmemesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.

Konuyla ilgili Ekşi Sözlük'te çıkan yazı şöyle:

"Olay tahmin ettiğim gibi kamuoyuna yansıtılandan çok farklı şekilde bizzat hoca tarafından anlatıldı, şu an kendisi savcılıkta, kendisinin söylediklerini sözlükte duyuracağımı belirttiğim ve kabul ettiği için burada paylaşıyorum, sizlerden ricam Twitter ve diğer sosyal medya uygulamalarında kendisine gerekilen desteği vermenizdir, çok klişe olacak biliyorum ama bu olayı sizin bir yakınınızın yaşamaması sadece tesadüftür.

Ö. Hoca konuşmamızda olayı şu şekilde anlattı:

"Üniversitede gerçekleşen önemli bir toplantıya yetişmek üzere aracımı sürüyordum, bu esnada trafik polisi durmamı istedi, ehliyet ve ruhsatı kendilerine verdiğimde ehliyetimin kırık olduğunu öne sürerek bu ehliyeti kabul etmeyeceklerini bildirdiler, kendilerine ehliyetimin olduğunu ve ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza veremeyeceklerini söyledim, önemli bir toplantıya yetişmek durumunda olduğumu belirttim, kendileri bana herhangi bir şey söylemeden uzun bir süre beklettiler, kendimi tanıtarak sizin gibi bir çok polis öğrencim var bana saygıda kusur etmezler, ben sizleri onlardan ayırmıyorum dedim, o sırada polis 'bana ne öğretmensen, hocaysan' dedi ve ehliyetim olmasına rağmen ehliyetsiz araba kullanmaktan ceza kesti, uzlaşmacı bir tavırla memur olduğunu sabit bir gelire sahip olduğumu bu cezanın hem ağır hem de lüzumsuz olduğunu söyledim diğer polis cebinden çıkardığı telefonla beni videoya kaydetmeye başlayınca sinir krizi geçirdim, ben de polis memurlarının ve polis arabasının fotoğraflarını çektim, toplantıya gitmek üzere yola koyuldum aradan 1 ay geçtikten sonra video görüntülerinin basına servis edildiğini üzülerek öğrendim, hukuki olarak sürecin takipçisi olacağım."