Suyu ısındı mı?

04 Aralık 2018 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

2016 yılından beri merak edilen giz nihayet açığa çıktı: ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e neden bu kadar gülen gözlerle bakıyor, onu yere göğe koyamıyor, aralarındaki iyi ilişkiler sayesinde ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin düzeleceğini savunuyordu?

Çünkü Trump ABD başkanı olmak için Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olarak seçim kampanyası yaparken bile, ticari çıkarları için Kremlin'den kendisine bir kıyak yapılması beklentisi içindeydi, Moskova'nın göbeğinde bir Trump gökdeleni dikebilmek için hem izin koparmaya çalışıyor hem de muhtemelen Rus oligarklarından, büyük olasılıkla Deutsche Bank aracılığıyla finansman ayarlamaya çalışıyordu.

Bunları nasıl mı öğreniyoruz: Bir zamanlar patronu olan ve "onun için kurşun yemeye bile hazırım" dediği Donald Trump'ın eski iş bitirici avukatı Michael Cohen'in, 2016 seçimlerindeki Rus parmağını ve Trump-Putin ilişkisini soruşturmakta olan özel savcı Robert Müeller'in ekibine verdiği ifadeden.

Yukarıda verilen ayrıntıların bir bölümü Putin'in sözcüsü Dimitri Peskov tarafından resmen doğrulandı: Evet, 2016 ABD başkanlık seçimi kampanyası devam ederken,Trump, avukatları aracılığıyla Kremlin'den gökdelen inşaatı için izin istemek amacıyla girişimlerde bulunmaya devam ediyordu. Gökdelenin finansmanı için oligarkların finansmanı ve Deutsche Bank'ın bu süreçteki rolü konusundaki bilgiler bu aşamada spekülasyon olarak kalmaya devam ediyor, ancak bu ayrıntıların Müeller'in soruşturması derinleştikçe açığa çıkması kuvvetle muhtemel.

Beklenebileceği gibi Trump, Cohen'in ifadesi başına yansıdıktan sonra eski avukatı hakkında demediğini bırakmadı, ne yalancılığı ne de kişiliksizliği kaldı.

Ama bakla ağızdan çıktı bir kere, şimdi asıl soru Trump'ın hem koltuğunu koruyup hem de 2020'de yeniden seçilme şansını yitirmemek için ne yapacağı...

ABD Başkanı'nın bu saatten sonra, anayasal olarak yetkisi dahilinde olsa da, özel savcı Müeller'İ görevden alması oldukça zor. Nedenine gelince: İki hafta önce, Trump, Müeller'in soruşturması çerçevesinde kendisine yöneltilen soruları yazılı olarak yanıtladı, bir başka deyişle Müeller'e yazılı ifade verdi, böylece zımnen soruşturmanın yasallığını onaylamış oldu. Müeller'i bu aşamada, özellikle de Rusya bağlantısı bu derecede açığa çıkmışken görevden alması halinde, Trump'ın kendi partisi olan Cumhuriyetçilerden bile tepki alması kaçınılmaz görünüyor.

Aslında bu çerçeve biraz genişletilirse, şu soru daha anlamlı olabilir: Rusya ile olan ticari ilişkisi açığa çıktıktan sonra, 2016'dan beri Trump gemisinde yol alan farelerin kaçı gemiyi terkedecek?

Bir başka önemli soru: Trump bu gelişmeden sonra ne kadar hırçınlaşacak? Seçmen tabanındaki gücünü koruması için ABD Başkanı'nın zayıflık belirtisi göstermemesi gerekiyor. İçeride, muhtemelen Meksika sınırına duvar dikilmesi konusundaki ısrarını daha güçlü bir biçimde sürdürerek Demokratlar'ın kontrolüne geçmiş olan Temsilciler Meclisi'yle kavga edecek, dışarıda muhtemelen İran'a yönelik baskıyı artırıp belki de silahlı bir çatışma için zemin hazırlamaya çalışacak; malum ABD ordusu bir askeri müdahaleye giriştiği zaman ülkedeki muhalif sesler bıçak gibi kesilir.

Hafta sonunda Arjantin'deki G-20 doruk toplantısı çerçevesinde Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılan görüşmelerde varıldığı bildirilen gümrük tarifeleri savaşındaki 90 günlük ateşkes anlaşması da Trump'ın sertleşme poltikasınının kurbanı olabilir.

İlginç günler göreceğiz...

Cengiz İzmirli (mahlas)