Ali Koç'a üzülüyorum

06 Aralık 2018 Perşembe  |  MENTOR

Ben bir sporseverim, futbolu bulunduğu yerden alıp "yüce ve kutsal" değerlerle donatmayı doğru bulmam; hatta aptalca bulurum. Sonuçta arkadaşını sakatlamak için tekme sallayan, vergi kaçırmak için yalan söyleyen, en üst kurumu olan UEFA ve FIFA'da rüşvetin kurumsal hale geldiği bir bataklık burası, çok fazla değer yüklemek gerçekten aptalca olur.

Ama Fenerbahçe'nin bu çarkın içinde farklılıkları vardı...

Korkmayın Beyaz Fenerbahçeliler gibi Fenerbahçe'yi ne militarist askeri vesayete bağlayacağım ne de her fırsatta ona sallamayı adet haline getirmiş, Fenerbahçe'nin herkesin rakibi olma pozisyonundan oy devşirmeye çalışan iktidar yanlıları gibi konuşacağım. Sonuçta futbolu siyasete alet etmenin çok ağır bedelleri oluyor. Fetö denen suç örgütünün yarattığı ve kolladığı başarı ikonlarını kullanarak nasıl taraftar topladığını ve masum insanların canına kıydığını aklımızdan çıkarmamız gerekiyor. 

Fenerbahçe'nin farklılığı ise diğer takım taraftarlarının aksine başarı bağımlılığı değil, bilinçli tercihlerle taraftar olma kavramına dayanır. Bunun politik bir yanı yok adalet, özgürlük, halk, nezaket, sevgi, zerafet, estetik, bağımsızlık gibi evrensel kavramlarda ortak payda bulan insanların buluştuğu tek spor markasıdır, ne ithaldir ne de rakı bardağına sıkışmış sol romantizmi yansıtır, Türkiye'dir.

Daha doğrusu öyle idi ve ben bunun kolay kolay değişmeyeceğine inanıyordum ama görünüyor ki, 20 yıl Fenerbahçe camiası üzerinde büyük tahribatlar yapmış. Sürekli kurumsal bir histeri pompalandı son 20 yılda: Biz mükemmeliz ama düşmanlarımız başarılı olmamıza  izin vermiyor.

Aslında amaç bir sis perdesi yaratıp onun arkasında nereye harcandığı belli olmayan 621 milyon euro borç yaratmaktı. Bu özeleştiri yapmayan, kendini herşeyden ve herkesten üstte gören ve ona rağmen sürekli mağdur olduğunu iddia eden anlayış önce spor kamuoyunda inanırlığını yitirdi, sonra da taraftarın değere dayalı taraftarlığını çürütüp nefret ve egoya dayalı taraftar dönüştü.

20 yıl az zaman değil, bu çarpık düşünce kendi kuşağını yarattı, bu kuşakta ilke yok ego var, muhakeme yok propaganda var, sabır yok ama her şeyi biliyorlar, eğitim ve bilgi yok ama Ali Koç'u onlar seçtirdi, teknik direktörü de onlar biliyor. Futbolu da 3-5 internet sitesinden oyuncu profili, bir kaç uçak manifestosunda transfer haberi falan yapınca hepsi yarı Tanrı. 

Ben bozulmayı tahmin ediyordum ama çürüme boyutuna ulaştığını tahmin etmemiştim. Çürüme o kadar büyük ve güçlü ki, Fenerbahçe'nin gençleri üçüncü sınıf, yemek tarifi sormayacağın muhabirlerin, sosyal medya fenolarının elinde oyuncak oluyor ve gittikçe daha çok dibe batıyorlar.

Ali Koç için çok üzülüyorum... Taraftar profili Ali Koç'u ben seçtirdim olan ve muhabirlerin şamar oğlanı olmuş bir camia Ali Koç'u hak etmiyor.

Bunlara yemeği elle yiyip, yağını sakalına silen adamlar lazım.